"İnsan kaybolmayı ister mi?
Ben işte istedim bayım.
Uzaklara gittim
Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin"
- Didem Madak

siirheryerde

birkuskadarozgur:

Erkek genellikle güneş gibidir. Ya batar ya çıkar. İktidar peşinde, ya kazanır ya tepetaklak yuvarlanır. Net, berrak, sade ve yalın.Kadın ise ayın halleri gibidir. Parlarken bile bir yanı karanlıkta kalır. En görünür olduğu zamanlarda bile bir parçası bulutların ardında… Kadın muammadır.

Elif ŞAFAK / Firarperest

birkuskadarozgur:


Erkek genellikle güneş gibidir. Ya batar ya çıkar. İktidar peşinde, ya kazanır ya tepetaklak yuvarlanır. Net, berrak, sade ve yalın.
Kadın ise ayın halleri gibidir. Parlarken bile bir yanı karanlıkta kalır. En görünür olduğu zamanlarda bile bir parçası bulutların ardında… Kadın muammadır.

Elif ŞAFAK / Firarperest

"Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek."
- Sezai Karakoç (via mandolinnesesi)
Çok zamandır pahalı kombine koltukların bir karşılığını görmek istiyor kimileri, o pahalı restoranlarda etini az pişmiş, sebzesini haşlanmış istediği gibi… Sosyal medyanın deforme ettiği beyinler ve yürekler artık linç kültürünü getirip tribünün orta yerine artık olmayan davulların, bayrakların yerine koyuyor. Dün başka başka futbolcular, bugünlerde Selçuk İnan mesela o lincin kurbanı. Selçuk İnan evet bir yıldır kendisi gibi oynamıyor, ağır bir sakatlık yaşamadı lakin eskisi gibi değil. Sahada vücut dili ”Bir derdim var” diye bağırıyor ve kimse ona bunu sormuyor, o da susuyor. Oscar Wilde’ın Reading Zindanı Baladı’nı beynimize kazıyan Tuncel Kurtiz’in o muhteşem sesiyle hatırlayın o zaman bu satırları; hayatın sakatladığı adamlar sahada daha fazla ”ölmesin” diye:
Kulak verin sözlerime iyice
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu
Kimi dalkavukça sözlerle
Korkaklar öpücük ile öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle
…
Kimi aşk kısadır, kimi uzundur
Kimi satar kimi de satın alır
Kimi gözyaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez. 


Bulent Timurlenk

Çok zamandır pahalı kombine koltukların bir karşılığını görmek istiyor kimileri, o pahalı restoranlarda etini az pişmiş, sebzesini haşlanmış istediği gibi… Sosyal medyanın deforme ettiği beyinler ve yürekler artık linç kültürünü getirip tribünün orta yerine artık olmayan davulların, bayrakların yerine koyuyor. Dün başka başka futbolcular, bugünlerde Selçuk İnan mesela o lincin kurbanı. Selçuk İnan evet bir yıldır kendisi gibi oynamıyor, ağır bir sakatlık yaşamadı lakin eskisi gibi değil. Sahada vücut dili ”Bir derdim var” diye bağırıyor ve kimse ona bunu sormuyor, o da susuyor. Oscar Wilde’ın Reading Zindanı Baladı’nı beynimize kazıyan Tuncel Kurtiz’in o muhteşem sesiyle hatırlayın o zaman bu satırları; hayatın sakatladığı adamlar sahada daha fazla ”ölmesin” diye:

Kulak verin sözlerime iyice
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu
Kimi dalkavukça sözlerle
Korkaklar öpücük ile öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur
Kimi satar kimi de satın alır
Kimi gözyaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez.


Bulent Timurlenk

galatasaray cimbom selcuk inan